
Kentsel dönüşüm, özellikle Ankara gibi deprem riski düşük görünse de 1. derece fay zonlarına yakın bir başkentte, yalnızca bir yapı yenileme süreci değil; can güvenliğinin ve ekonomik değer artışının sağlanması için zorunlu bir hukuki ve teknik süreçtir.
Bugün Ankara'da özellikle Çankaya, Keçiören, Altındağ, Mamak, Etimesgut, Yenimahalle, Gölbaşı, Sincan bölgelerinde hem eski yapı stoku hem de yoğun nüfus nedeniyle kentsel dönüşüm hızla artmıştır. Ancak süreç; teknik raporlardan idari kararlara, tahliye işlemlerinden salt çoğunluk kararlarına, müteahhit sözleşmelerinden kira yardımlarına kadar çok katmanlı hukuki riskler içerir.
Bu nedenle Ankara'da kentsel dönüşüm, profesyonel avukat desteği olmadan yönetildiğinde malikler için geri dönüşü olmayan hak kayıplarına, yanlış müteahhit seçimine, milyonlarca liralık değer kaybına ve yıllarca süren davalara yol açabilir.
7471 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki "en az üçte iki" ibareleri "salt" olarak değiştirilmiştir. Artık kentsel dönüşüm kararlarında malik sayısına göre değil, arsa payı üzerinden salt çoğunluk (%50+1) esas alınmaktadır. Çoğunluk oranına ilişkin bu değişiklik 09.11.2023 tarihinden itibaren yürürlüktedir.
Aşağıdaki rehber, Ankara Kentsel Dönüşüm Avukatı bakış açısı ile hem malikler hem kiracılar hem de yatırımcılar için hazırlanmış kapsamlı bir pratik-hukuki kılavuzdur.
Ankara'da özellikle:
Bu nedenle kentsel dönüşüm Ankara'da: Hem değer artışı sağlar, Hem yaşam güvenliğini artırır , Hem de yatırım fırsatı yaratır
Ancak tüm süreç 6306 sayılı Kanun, Ankara İl Çevre Şehircilik Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, idare mahkemeleri, bilirkişi raporları, müteahhit sözleşmeleri gibi çok katmanlı mekanizmalarla yürür.
Tüm Türkiye'de olduğu gibi Ankara'da da süreç şu mevzuat çerçevesinde yürür:
Fakat Ankara'da uygulama pratiği diğer illerden farklıdır.
Ankara'da uygulamada karşılaşılan özgün sorunlar:
Bu nedenle Ankara özelinde süreç mutlaka bir kentsel dönüşüm avukatı ile yürütülmelidir.
Riskli yapı; depremde yıkılma riski bulunan, taşıyıcı sistemi zayıf yapıdır. Ankara'da riskli yapı raporları özellikle şu ilçelerden gelir:
Riskli yapı tespiti için tek bir malikin başvurusu yeterlidir — bu Ankara'da en çok yanlış anlaşılan konudur.
Ankara'da teknik itirazlar genellikle üniversite öğretim üyelerinden oluşan heyet tarafından değerlendirilir.
Süreç özetle şu şekilde işler:
– Maliklerden en az birinin lisanslı kuruluşa başvurması yeterlidir. Tüm maliklerin onayı zorunlu değildir. – Kuruluş, bina üzerinde keşif yapar, statik inceleme yapar, kolon–kiriş gibi taşıyıcı elemanlardan karot örnekleri alır. – Hazırlanan rapor, elektronik ortamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Ankara İl Müdürlüğü sistemine yüklenir. – İl Müdürlüğü raporu inceler ve uygun görürse bina "riskli yapı" olarak tescil edilir. – Karar, tapu siciline işlenir ve tüm maliklere tebligat yapılır.
Ankara'da özellikle Çankaya, Keçiören, Altındağ, Mamak, Yenimahalle, Etimesgut, Sincan ve Gölbaşı ilçelerinde çok sayıda yapı riskli olarak tespit edilmiştir. Dış görünümü yeni gibi olan binaların bile beton kalitesi ve donatı yetersizliği nedeniyle riskli çıkması oldukça sık görülen bir durumdur.
Riskli yapı tespiti yapılması için; – Apartman yönetiminde tartışma olması, – Bazı maliklerin "ben istemiyorum, binamız sağlam" demesi, başvuruyu engellemez. Tek malik başvurusu yeterlidir.
Ankara'da riskli yapı kararlarının iptal edilme oranı oldukça düşüktür çünkü:
Ancak usul hataları, tebligat yanlışlığı, numune hatası, karot yanlış alımı gibi durumlarda mahkeme iptali mümkündür.
Ankara kentsel dönüşüm avukatı ile çalışıldığında süreç çoğu zaman şu kronolojik plana göre ilerler:
Her aşamada farklı dava türleri, farklı süreler ve farklı kurumlar devreye girer.
Bu aşama en büyük hukuki ihtilafların doğduğu yerdir. 6306 sayılı Kanun'a göre riskli yapı işlemleri kesinleştikten sonra kararlar, arsa payı üzerinden salt çoğunluğu (%50+1) temsil eden maliklerin oyuyla alınır. Burada bakılan, daire sayısı değil tapudaki arsa payıdır.
Salt çoğunluk sağlandığında şu kararlar alınabilir:
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar:
Salt çoğunluk toplantılarının tümünün bir avukat nezaretinde yapılması şarttır. Bu tür hatalar, sonradan açılacak "salt çoğunluk kararının iptali davası"nda maliklere önemli bir avantaj sağlayabilir.
Salt çoğunluğun aldığı kararlara katılmayan maliklerin hisseleri için kanun özel bir satış prosedürü getirmiştir:
– Salt çoğunlukla alınan karar, karara katılmayan maliklere tebliğ edilir. – Belirlenen süre içinde karara uymazlarsa, hisseleri rayiç bedelle satılabilir. – Rayiç bedel, bilirkişi raporları ve emsal satışlar dikkate alınarak tespit edilir. – Öncelikle diğer maliklere satış teklif edilir. – Malikler satın almazsa hisseler Bakanlıkça alınabilir veya ihale yoluyla satılabilir.
Ankara'da rayiç bedel tespitleri özellikle Çankaya, Gaziosmanpaşa, Çayyolu, Ümitköy, Oran, Dikmen, Ayrancı gibi bölgelerde ciddi tartışmalara konu olabilmektedir. Çünkü aynı ilçe içinde bile sokak, manzara, ulaşım, okul gibi kriterler değerleri çok hızlı değiştirmektedir.
Ankara'da rayiç bedel sorunları:
Bu nedenle rayiç bedel davası Ankara'da en kritik davalardan biridir.
Riskli yapı tespiti sonrasında bina boşaltılırken maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine Bakanlık tarafından kira ve taşınma desteği sağlanabilmektedir. Kira yardımı ilin ekonomik koşullarına göre belirlenir ve Ankara için her yıl değişen tutarlar ilan edilir.
Kira yardımından yararlanabilecek gruplar:
Ankara'da kira yardımı başvurusu için gereken belgeler:
– Tapu belgesi (malik/sınırlı ayni hak sahibi için) – Nüfus cüzdanı fotokopisi – Riskli yapı tespiti ve tebligat belgesi – Tahliye edildiğine dair tutanak – Yeni adres beyanı – IBAN/banka hesap bilgileri – Kiracılar için ayrıca ikametgâh ve fatura abonelikleri
Ankara'da başvurular İl Müdürlüğü'ne yapılır ve ortalama 30–45 gün içinde sonuçlanır.
Ankara özelinde dikkat edilmesi gerekenler:
Kira yardımı reddine karşı Ankara İdare Mahkemelerinde 60 gün içinde iptal davası açılır.
Riskli yapı kararı kesinleştikten sonra bina belirli süre içinde tahliye edilmelidir. Tahliye süresi dolmasına rağmen bina boşaltılmazsa;
– İdari tahliye süreci başlatılabilir, – Gerekirse kolluk kuvveti marifetiyle zorla tahliye yapılabilir, – Ardından yıkım gerçekleştirilir, – Tahliye ve yıkım giderleri maliklere kamu alacağı olarak yansıtılabilir.
Ankara'da bazı maliklerin binayı boşaltmamak için direniş yoluna gittiği görülmüştür; ancak bu direniş sadece süreci uzatmakta ve sonunda daha ağır maliyetlere yol açmaktadır. Tebligat veya usul yönünden sorun varsa tahliye kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Müteahhit sözleşmesi, süreçte en çok zarar doğuran aşamadır. Ankara'da özellikle Mamak, Altındağ, Keçiören, Etimesgut ve Çankaya'nın (Dikmen – Ayrancı – Öveçler – GOP) bazı bölgelerinde standart dışı sözleşmelerle maliklerin ciddi kayıplar yaşadığı bilinmektedir.
Bir sözleşmede mutlaka bulunması gereken Ankara'ya özgü maddeler:
Bu sözleşmeler Asliye Hukuk / Asliye Ticaret / Tüketici Mahkemesi kapsamına girebilir.
A) Riskli Yapı Öncesi Davalar
B) Riskli Yapı Sonrası Davalar
C) Salt Çoğunlukla Alınan Kararlara İlişkin Davalar
D) Salt Çoğunluk Kararına Katılmayan Maliklere İlişkin Davalar
E) Sözleşme Aşamaları ile İlgili Davalar
F) Tahliye / Yıkım Aşamasındaki Davalar
G) Kira Yardımı Reddine Karşı Davalar
H) İnşaat Tamamlandıktan Sonra
Kentsel dönüşümde en fazla hak kaybı "kat karşılığı inşaat sözleşmesi" ve kentsel dönüşüm protokollerinde yaşanır. Sözleşmelerde en çok ihmal edilen başlıklar:
– Müteahhidin mali gücü ve geçmiş projelerinin araştırılmaması – Banka teminat mektubu veya teminat sistemi kurulmaması – İnşaatın başlama ve bitiş süresinin net, yaptırımlı ve ispatlanabilir şekilde yazılmaması – Gecikme halinde kira tazminatı, cezai şart, fesih hakkı gibi hükümlerin eksik bırakılması – Bağımsız bölüm dağılımının objektif kriterlere bağlanmaması – Ortak alan, otopark, sosyal alan, depo gibi bağımsız olmayan bölüm haklarının netleştirilmemesi – Proje değişikliklerinde malik onayı gerekliliğinin düzenlenmemesi – Zorunlu sigorta hükümlerinin yeterli olmaması – Arsa payı düzeltmelerinin yapılmaması
Ankara kentsel dönüşüm avukatı bu aşamada sadece sözleşme yazan değil; müteahhit tekliflerini karşılaştıran, teknik ve ekonomik riskleri analiz eden, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları şimdiden öngörerek sözleşmeye koruyucu hükümler koyan profesyonel bir hukuki danışman rolündedir.
Ankara özelinde en sık karşılaşılan dava türleri şunlardır:
– Riskli yapı kararının iptali davası (idare mahkemesi) – Salt çoğunluk kararı iptal davası (asliye hukuk) – Salt çoğunluk kararına katılmayan malik hissesi rayiç bedel tespit davası – Kat karşılığı inşaat/kentsel dönüşüm sözleşmesinin feshi ve tazminat davaları – Gecikme tazminatı, kira mahrumiyeti tazminatı davaları – Eksik ve ayıplı işler nedeniyle tazminat davaları – Tahliye ve yıkım kararlarına karşı açılan iptal davaları – Kira yardımının reddine karşı açılan iptal davaları – Bağımsız bölüm teslimi ve tapu tescil davaları – Arsa payının düzeltilmesine yönelik davalar
Her dava türünün farklı bir görevli mahkemesi, farklı bir zamanaşımı süresi ve farklı bir ispat rejimi vardır.
– Sözleşme imzalanmadan önce avukata gösterilmemesi – Müteahhidin mali ve teknik yeterliliğinin araştırılmaması – Salt çoğunluk toplantılarının usulsüz yapılması – Arsa paylarının adaletsiz veya hatalı bırakılması – Kira yardımı başvurularında belgelerin eksik verilmesi – Tahliye ve yıkım kararlarının süresinde dava konusu edilmemesi – Müteahhide aşırı güvenilip teminat alınmaması – "Komşu bina da böyle yaptı, biz de imzalayalım" mantığıyla hareket edilmesi – Sözleşmenin sadece daire sayısına odaklanıp kalite, teknik şartname, malzeme standardı gibi konuların önemsenmemesi – Tüm maliklerin ayrı ayrı hukuki danışmanlık almaması
Çankaya'da 1985 yapımı, 10 daireli bir apartman düşünelim:
– Arsa payları eşit değil; ön cephe büyük dairelerin arsa payı daha yüksek. – 10 malikten 3'ü yurt dışında, 2'si kirada oturtuyor, 5'i fiilen binada yaşıyor. – Maliklerden biri lisanslı kuruluşa başvurarak riskli yapı tespiti yaptırıyor. – Rapor Ankara İl Müdürlüğü'nce onaylanıyor, bina riskli ilan ediliyor. – Tebligatlar yapılıyor, maliklerin bir kısmı itiraz etmek istiyor. – 15 günlük sürede teknik itiraz yapılıyor, heyet raporu onaylıyor. – Riskli yapı kararı kesinleşiyor. – Salt çoğunlukla toplantı yapılıyor, kentsel dönüşüm avukatı toplantıya katılıp tutanakları düzenliyor. – Müteahhit teklifleri alınırken sadece çok daire veren değil, finansal gücü ve referansları güçlü olan firma tercih ediliyor. – Detaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi hazırlanıyor; teslim tarihi, gecikme cezaları, ayıp–eksik iş yaptırımları, teminat mektubu, bağımsız bölüm dağılımı ve arsa payı düzeltmeleri netleştiriliyor. – Kira yardımı başvuruları eksiksiz belgelerle yapılıyor; reddedilen olursa süresinde dava açılıyor. – İnşaat sürecinde teknik ve hukuki denetim birlikte yürüyor. – Teslim aşamasında tespit edilen eksik ve ayıplı işler için süre verilerek tamamlanması isteniyor; gerekirse dava açılıyor.
Bu senaryoda sürecin bir Ankara kentsel dönüşüm avukatı tarafından baştan sona yönetilmesi, maliklerin ekonomik kaybını minimuma indirirken süreci daha öngörülebilir ve kontrol edilebilir kılar.
Ankara'da özellikle Mamak–Altındağ–Keçiören bölgelerinde yüzlerce kişi yanlış sözleşmeler nedeniyle mağdur olmuştur. En büyük kayıplar yanlış imza, yanlış sözleşme içeriği, yanlış müteahhit seçimi ve dava sürelerinin kaçırılması nedeniyle yaşanır.
Ankara kentsel dönüşüm avukatı yalnızca dava açan veya sözleşme hazırlayan kişi değildir. Aynı zamanda;
– Binanın hukuki ve teknik durumunun ilk analizini yapan, – Maliklerle toplantılar organize eden, – Müteahhit tekliflerini hukuki–ekonomik açıdan karşılaştıran, – Kira yardımı ve finansman alternatiflerini inceleyen, – Belediyeler ve İl Müdürlüğü ile süreçte doğabilecek sorunları öngören, – İhtiyaç halinde idari ve adli davaları doğru zamanda ve doğru mahkemede açan, – Tüm bu aşamaları bir "hukuki proje yönetimi" mantığı ile yöneten profesyoneldir.
Kentsel dönüşüm doğru yürütülürse: Depreme dayanıklı bir yaşam sağlar. Mülkün piyasa değeri artar .Ankara'nın modernleşmesine katkı sunar. Ekonomik kazanç sağlar . Ancak sürecin her aşaması hukuki risk içerdiği için uzman bir Ankara Kentsel Dönüşüm Avukatından destek alınması hayati önemdedir. Aynı mevzuat; yanlış kullanıldığında veya sadece müteahhidin hazırladığı sözleşme ile hareket edildiğinde milyonlarca liralık hak kaybına, yıllarca süren davalara ve aile düzeninin bozulmasına sebep olabilir. Bu nedenle Ankara'da kentsel dönüşüm sürecine giren her malik, süreç boyunca mümkünse en başından sonuna kadar bir Ankara kentsel dönüşüm avukatı ile birlikte hareket etmelidir.
Kentsel dönüşüm; doğru planlandığında ve profesyonel destekle yürütüldüğünde bir risk değil, nesiller boyu sürecek bir güvenlik ve refah yatırımına dönüşür. Ankara'da kentsel dönüşüm sürecinde hukuki destek almak için Ankara Kentsel Dönüşüm Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Randevu almak veya bilgi almak için Randevu Al veya WhatsApp
Kentsel dönüşüm sürecine ilişkin genel sorular (riskli yapı nedir, salt çoğunluk nedir, kiracı hakları genel vb.) için → Kentsel Dönüşümde En Çok Merak Edilen 120 Soru 120 Cevap rehberimizi inceleyebilirsiniz. Bu bölüm yalnızca Ankara'ya özgü uygulamaları, Ankara mahkemelerini, Ankara ilçe dinamiklerini ve Ankara'daki pratik sorunları ele almaktadır.
1) Ankara'da kentsel dönüşüm neden diğer illere göre daha kritik ve daha karmaşık bir süreçtir?
Ankara, Türkiye'nin başkenti olması, yoğun kamu kurumları barındırması, geniş nüfusu ve eski yapı stokunun yoğunluğu nedeniyle kentsel dönüşümde diğer illere göre daha karmaşık bir zemin sunmaktadır. Özellikle Çankaya, Altındağ, Mamak, Keçiören ve Yenimahalle gibi ilçelerde 1970–2000 yılları arasında yapılmış binlerce bina bugün deprem yönetmelikleri açısından yetersizdir.
Ankara deprem açısından İstanbul kadar gündem gözükmese de Kırıkkale–Keskin Fayı, Bala Fayı, Haymana Havzası gibi aktif faylara yakın konumdadır. Bu nedenle riskli yapı analizi Ankara'da hayati önemdedir.
Ayrıca Ankara'da dönüşüm süreçlerini yavaşlatan bürokratik yapı diğer illerden farklıdır:
2) Ankara'da riskli yapı tespiti için başvuru yapılırken tüm apartmanın rızası gerekir mi?
Hayır. Ankara'da en çok yanlış bilinen konulardan biridir. 6306 sayılı Kanun'a göre tek bir malikin başvurusu bile riskli yapı sürecini başlatmaya yeterlidir.
Örneğin Çankaya'daki bir apartmanda 20 malik olsun. 19 kişi istemese bile 1 malik lisanslı kuruluşa başvurabilir ve süreç tüm binayı bağlayacak şekilde başlar. Bu hüküm Ankara gibi eski binaların çok olduğu yerlerde süreci hızlandırır.
3) Ankara'da riskli yapı tespiti süreci ne kadar sürer? İstanbul'dan farkı var mı?
Ankara'da süreç şu şekilde işler:
Ankara'da özellikle 1980–1995 arasında yapılan binaların büyük çoğunluğu bu testlerden geçememektedir.
4) Ankara'da riskli yapı kararına itiraz nasıl yapılır? Teknik heyet kimlerden oluşur?
Riskli yapı kararı tebliğinden itibaren 15 gün içinde teknik itiraz yapılmalıdır. Bu itiraz Ankara İl Müdürlüğü nezdindeki uzman teknik heyete iletilir.
Ankara'daki teknik heyet diğer illerden farklıdır: Genellikle ODTÜ, Hacettepe, Gazi ve Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşur. Bu heyet teknik açıdan güçlüdür; dolayısıyla yüzeysel itirazlar reddedilir. Başarılı itirazlar için somut teknik gerekçe şarttır:
5) Ankara'da riskli yapı kararı iptal davası hangi mahkemede açılır?
İki ayrı zemin vardır:
Ankara'da idare mahkeme sayısı fazladır ve iş yükü yoğundur. Bu nedenle davalar İstanbul'a kıyasla daha uzun sürebilir. Yürütmenin durdurulması talepleri ivedi olarak değerlendirilir.
6) Ankara'da salt çoğunluk toplantıları nasıl yapılır? Usulsüz toplantı nasıl iptal ettirilir?
Ankara'da en sık iptal edilen işlemler salt çoğunluk toplantılarıdır. Usulsüzlük nedenleri:
Bu hatalardan herhangi biri varsa tebligattan itibaren 30 gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde iptal davası açılabilir. Ankara'da bu davalar özellikle Çankaya ve Keçiören bölgelerinde yoğundur.
7) Ankara'da Çankaya ilçesinde kentsel dönüşüm nasıl işler? Özgün sorunlar nelerdir?
Çankaya, Ankara'nın en değerli ilçesi olması nedeniyle dönüşümde kendine özgü sorunlar barındırır:
8) Ankara'da Mamak ilçesinde kentsel dönüşüm nasıl işler?
Mamak, gecekondu dönüşümünün en yoğun yaşandığı ilçedir:
9) Ankara'da Keçiören ilçesinde kentsel dönüşüm nasıl işler?
Keçiören, Ankara'nın en hızlı dönüşen ilçelerinden biridir:
10) Ankara'da Altındağ ilçesinde kentsel dönüşüm nasıl işler?
Altındağ, tarihi yapı stoğu ve gecekondu dokusunun iç içe geçtiği ilçedir:
11) Ankara'da Etimesgut ilçesinde kentsel dönüşüm özellikleri nelerdir?
Etimesgut, planlı gelişim alanları ile eski yapı stoğunun bir arada bulunduğu ilçedir:
12) Ankara'da rayiç bedel tespitinde en sık hangi sorunlar çıkar?
Rayiç bedel davası Ankara'da en kritik dava türlerinden biridir. Sık yaşanan sorunlar:
Rayiç bedelin düşük belirlendiği hallerde tebliğden itibaren 30 gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde itiraz davası açılmalıdır.
13) Ankara'da kira yardımı başvurusu nereye yapılır ve kaç günde sonuçlanır?
Ankara'da kira yardımı başvuruları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Ankara İl Müdürlüğü'ne yapılır. Ortalama sonuçlanma süresi 30–45 gündür.
Ankara'ya özgü sorunlar:
Kira yardımı reddine karşı Ankara İdare Mahkemelerinde 60 gün içinde iptal davası açılabilir.
14) Ankara'da müteahhit sözleşmesinde hangi maddeler özellikle önem taşır?
Ankara'daki yerel uygulamaya göre sözleşmede mutlaka bulunması gerekenler:
15) Ankara'da kentsel dönüşümde Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesi arasındaki yetki farkı nedir?
Bu fark uygulamada sıkça karışıklığa yol açar:
Bu yetki dağılımı nedeniyle bazı parsellerde ruhsat onayı için hem ilçe belediyesine hem de Büyükşehir'e başvurmak gerekmektedir. Süreç doğru kurgulanmazsa onay gecikmeleri ciddi boyutlara ulaşabilir.
16) Ankara'da TOKİ projelerinde kat maliklerinin hakları nasıl korunur?
Altındağ ve Mamak gibi ilçelerde TOKİ iş birliğiyle yürütülen projelerde malikler için özel riskler vardır:
17) Ankara'da yurt dışında yaşayan maliklerin kentsel dönüşüm sürecini nasıl yönetmesi gerekir?
Ankara'da özellikle Çankaya ve Keçiören'de yurt dışında yaşayan malik oranı yüksektir. Bu malikler için kritik noktalar:
18) Ankara'da hisseli tapulu parsellerde kentsel dönüşüm nasıl yürütülür?
Mamak ve Altındağ başta olmak üzere Ankara'da hisseli tapu sorunu çok yaygındır:
19) Ankara'da kentsel dönüşüm sonrası yeni binanın kat mülkiyeti kurulumu nasıl yapılır?
Ankara'da kat mülkiyeti kurulumu için izlenmesi gereken yol:
Ankara'da bu süreçte sık yaşanan sorun: müteahhidin iskânı almadan daireleri teslim etmesi. Bu durumda malikler tapusuz ve iskânsız daire ile kalır; müteahhide karşı teslim–tapu tescil davası açılması gerekir.
20) Ankara'da kentsel dönüşümde kira mahrumiyeti tazminatı nasıl hesaplanır?
Müteahhit sözleşmede belirlenen teslim tarihini geçirirse malikler kira mahrumiyeti tazminatı talep edebilir. Ankara'da hesaplama şöyle yapılır:
21) Ankara'da kentsel dönüşüm davalarında zamanaşımı süreleri nelerdir?
Dava türüne göre Ankara'da uygulanan süreler:
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar.
22) Ankara'da kentsel dönüşümde avukat tutmanın maliyeti nedir?
Avukatlık ücreti Ankara Barosu asgari ücret tarifesine tabidir ve dava türüne göre değişir. Genel olarak:
Ankara'da kentsel dönüşüm avukatı tutmadan imzalanan hatalı bir sözleşme, avukatlık ücretinin onlarca katı zarara yol açabilir. Bu nedenle avukat desteği bir maliyet değil, koruyucu bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.
23) Ankara'da kentsel dönüşüm sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile nasıl iletişim kurulur?
Ankara İl Müdürlüğü, Türkiye'nin en yoğun kentsel dönüşüm başvurularını işleyen birimlerinden biridir. Pratik bilgiler:
24) Ankara'da kentsel dönüşümde komşu parseller birleştirilerek dönüşüm yapılabilir mi?
Evet. Özellikle Mamak ve Altındağ'da küçük parsellerde bu yöntem uygulanmaktadır:
25) Ankara'da kentsel dönüşümde itiraz ve dava süreçlerinde yürütmenin durdurulması mümkün müdür?
Ankara İdare Mahkemelerinde yürütmenin durdurulması (YD) kararı alınabilir; ancak koşulları vardır:
26) Ankara'da kentsel dönüşümde vekâletname nasıl olmalıdır? Avukata hangi yetkiler verilmelidir?
Ankara'da kentsel dönüşüm sürecini yönetecek avukata verilecek vekâletname, genel bir vekâletname ile karıştırılmamalıdır. Eksik vekâletname ile avukat kritik işlemleri yapamaz; süreç kilitlenir.
A) Genel yetkiler
Her vekâletnamede bulunması gereken temel yetkiler:
B) Kentsel dönüşüme özgü özel yetkiler
Bu yetkiler verilmezse avukat hiçbir kritik işlem yapamaz:
C) Ankara noter uygulaması
Ankara noterleri özellikle şu konularda vekâletnamede açık madde arar:
Bu nedenle vekâletname mutlaka avukat tarafından hazırlanmalı, notere o taslakla gidilmelidir. Noterin standart formunu kullanmak yetersiz kalır ve sonradan ek vekâletname almak zorunda kalınır — bu da hem zaman kaybına hem de yurt dışındaki malikler için ciddi komplikasyonlara yol açar.
Genel kentsel dönüşüm sürecine ilişkin daha fazla bilgi için → Kentsel Dönüşümde En Çok Merak Edilen 120 Soru 120 Cevap sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Ankara'da kentsel dönüşüm sürecinde hukuki destek almak, riskli yapı tespitine itiraz etmek veya müteahhit uyuşmazlığınızı çözmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.