İcra ve Alacak Takibi Hukuku
- Anasayfa
- Hizmetlerimiz
- İcra ve Alacak Takibi Hukuku

Alacağınızı zamanında tahsil edememek, yalnızca maddi bir kayıp değil; ticari ilişkilerinizi, nakit akışınızı ve planlarınızı tehdit eden ciddi bir hukuki sorun haline gelebilir. Borcun ödenmesini beklemek bazen alacağın tamamen değersizleşmesine yol açar; borçlunun mal varlığı zaman içinde eriyor, devrediliyor ya da üçüncü kişilere geçiyor olabilir.
Keleş Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak; bireyler, şirketler ve yabancı uyruklu kişiler adına icra ve alacak takibi hukuku alanında alacağın tespitinden tahsiline, icra takibinden hacze, itiraz süreçlerinden iflas davalarına kadar tüm aşamalarda hukuki destek sunuyoruz.
Kritik Hatırlatma: Alacak davalarında ve icra takiplerinde zamanaşımı süreleri titizlikle takip edilmelidir. Alacağın türüne göre farklılık gösteren bu süreler geçirildiğinde hak kalıcı olarak yitirilir. Alacağınızın tahsilatında geç kalmadan hukuki destek almanızı öneririz.
Mahkeme ilamına gerek olmaksızın başlatılabilen ilamsız icra takibi; ticari alacaklar, kira alacakları, fatura bedelleri ve sözleşmeden doğan para alacaklarında en yaygın başvurulan tahsilat yoludur.
Borçluya icra dairesi aracılığıyla ödeme emri gönderilir. Borçlunun itiraz etmemesi halinde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. İtiraz etmesi durumunda ise itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurulur.
Sunduğumuz hizmetler:
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayanan alacaklarda, senedin vadesinde ödenmemesi halinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılabilir. Bu yol; ilamsız icra takibine kıyasla çok daha hızlı sonuç verir ve borçlunun itiraz imkânını önemli ölçüde kısıtlar.
Sunduğumuz hizmetler:
Kesinleşmiş bir mahkeme kararı, tahkim kararı ya da onaylı arabuluculuk anlaşması bulunduğunda ilamlı icra takibi başlatılabilir. Bu yolda borçlunun itiraz hakkı son derece kısıtlıdır ve haciz süreci çok daha hızlı tamamlanır.
Sunduğumuz hizmetler:
Borçlunun ilamsız icra takibine itiraz etmesi halinde takip durur. Bu aşamada alacaklının iki seçeneği vardır: itirazın kaldırılması (icra mahkemesinde) veya itirazın iptali (genel mahkemede) davası açmak.
İtirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre işlediğinden, bu davaların gecikmeksizin açılması kritik önem taşır.
Sunduğumuz hizmetler:
Takibin kesinleşmesinin ardından borçlunun mal varlığına haciz konulabilir. Başarılı bir haciz süreci için borçlunun mal varlığının doğru tespit edilmesi, haczedilebilir varlıkların öncelikli olarak belirlenmesi ve işlemlerin usulsüzlük yaratmadan yürütülmesi şarttır.
Haciz işlemi sırasında borçluya ait olmayan bir malın haczedildiği durumlarda, o malın gerçek sahibi istihkak davası açarak hakkını koruyabilir. Öte yandan alacaklı taraf, borçlunun üçüncü kişi üzerindeki alacaklarını da (İİK 89. madde kapsamında) haczettirebilir. Her iki durumda da sürecin hukuka uygun yürütülmesi ve gerekli sürelerin kaçırılmaması büyük önem taşır.
Sunduğumuz hizmetler:
Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı devirler, bağışlar ve muvazaalı satışlar iptal davası yoluyla hükümsüz kılınabilir. Bu dava; alacaklının haklarını korumak açısından son derece güçlü bir araç olmakla birlikte ciddi teknik bilgi ve deneyim gerektirmektedir.
Sunduğumuz hizmetler:
Hakkında icra takibi başlatılan kişi, söz konusu borcu ödemediğini ya da borcun hiç doğmadığını ileri sürebilir. Bu durumda menfi tespit davası yoluyla borcun var olmadığının tespiti talep edilir.
Borcun ödenmesinden sonra söz konusu ödemenin yersiz olduğu anlaşılırsa istirdat davası gündeme gelir.
Sunduğumuz hizmetler:
Dava açılmadan ya da icra takibi başlatılmadan önce borçlunun mal varlığını güvenceye almak için mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edilebilir. İhtiyati haciz; özellikle borçlunun mal kaçırma, taşınmaz devretme veya banka hesaplarını boşaltma riskinin bulunduğu hallerde alacağın tahsilini güvence altına alan en etkili geçici hukuki tedbirdir.
İhtiyati haciz kararı mahkemece verildiğinde, dava sonuçlanmadan ya da icra takibi kesinleşmeden önce borçlunun mal varlığına hukuki blokaj konulur. Bu tedbir sayesinde borçlunun mal varlığı eritilmeden dondurulur ve tahsilat süreci güvence altına alınır.
İhtiyati haciz talebinin mahkemece kabul edilebilmesi için alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi ve gecikme halinde hak kaybı tehlikesinin bulunması gerekir. Bu nedenle talebin doğru gerekçe ve belgelerle hazırlanması süreci doğrudan etkiler.
Sunduğumuz hizmetler:
Kira bedelini ödemeyen ya da tahliye etmeyen kiracılara karşı hem alacak takibi hem de tahliye sürecini eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Kiraya veren açısından doğru strateji belirlemek; tahliyenin hızı ve kira alacağının tahsili bakımından belirleyici rol oynar.
Sunduğumuz hizmetler:
Şirketlerin ticari alacaklarının tahsili; fatura bedelleri, cari hesap alacakları, sözleşme tazminatları ve teminat mektuplarından kaynaklanan alacaklar için sistematik ve hızlı bir yaklaşım gerektirir. 2023 yılından itibaren ticari alacak davalarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle alacak süreci artık iki aşamalı olarak planlanmaktadır: önce zorunlu arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa dava veya icra takibi. Büromuz zorunlu arabuluculuk süreçlerini de yürütmekte; müzakere stratejisini ve sonrasındaki icra sürecini bütünlüklü olarak yönetmektedir. Kurumsal müvekkillerimize alacak portföylerinin toplu olarak yönetilmesi, önceliklendirilmesi ve tahsil sürecinin takibi konusunda kapsamlı hizmet sunuyoruz.
Sunduğumuz hizmetler:
Borçlunun ödeme gücünü yitirdiği durumlarda iflas yoluyla takip veya iflas davası açılabilir. Öte yandan konkordato sürecinde alacaklı olarak haklarınızı güvence altına almak için erken aşamada hukuki temsil büyük önem taşır.
Sunduğumuz hizmetler:
Türkiye'de alacaklı olan yabancı uyruklu kişiler veya yabancı şirketler, Türk icra hukuku kapsamında alacaklarını takip edebilir. Aynı şekilde yurt dışında alınan mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi de mümkündür. Türkiye’de alacak tahsili süreçleri ve yabancıların hukuki hakları hakkında daha kapsamlı bilgi için yabancıların Türkiye’de alacak tahsili ve hukuki süreçleri konulu yazımızı inceleyebilirsiniz.
Büromuz bu süreçleri Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça ve Farsça dillerinde yürütmektedir.
Sunduğumuz hizmetler:
İcra ve alacak takibi hukuku yalnızca alacaklıları değil, borçluları da ilgilendirir. Hukuka aykırı ya da usulsüz başlatılan icra takipleri, itiraz ve iptal yollarıyla durdurulabilir.
Borçlu olarak sahip olduğunuz başlıca haklar:
Hakkınızda haksız veya usulsüz bir icra takibi başlatılmışsa derhal hukuki destek almanızı öneririz.
1. Alacağın ve belgelerin değerlendirilmesi Alacağın türü, dayanağı ve mevcut belgeler incelenir; en hızlı ve güvenli tahsilat yolu belirlenir.
2. İhtarname ve müzakere İhtarname gönderilerek borcun ödenmesi talep edilir. Bu aşamada uzlaşma sağlanması zaman ve maliyet açısından en verimli yoldur.
3. Arabuluculuk (ticari alacaklarda zorunlu) Ticari alacak davalarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde dava veya icra takibi başlatılır.
4. İhtiyati haciz (gerekli hallerde) Borçlunun mal kaçırma riski varsa dava veya takip başlamadan önce ihtiyati haciz kararı alınarak mal varlığı güvenceye alınır.
5. İcra takibinin başlatılması Ödeme yapılmaması halinde icra dairesine başvurularak takip başlatılır ve borçluya ödeme emri tebliğ edilir.
6. İtiraz aşaması Borçlunun itirazı varsa itirazın iptali ya da kaldırılması yoluna gidilir.
7. Haciz ve malvarlığı araştırması Takip kesinleşince borçlunun malvarlığı araştırılır ve haczedilebilir varlıklara el konulur.
8. Satış ve tahsilat Haczedilen mallar satışa çıkarılır, elde edilen bedel alacaklıya ödenir.
Alacağımı tahsil etmek için mutlaka mahkeme kararı gerekiyor mu? Hayır. İlamsız icra takibinde mahkeme kararı olmaksızın doğrudan icra dairesine başvurulabilir. Mahkeme kararı yalnızca borçlunun itiraz etmesi durumunda itirazın iptali davasında gerekli olabilir.
Borçlu itiraz ederse ne olur? İtiraz halinde takip durur. İtirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali veya kaldırılması davası açılmalıdır. Bu süre geçirilirse dava hakkı ortadan kalkar.
Borçlunun mal varlığı yok ya da gizliyorsa ne yapabilirim? Borçlunun mal varlığı UYAP ve ilgili siciller üzerinden sorgulanabilir. Mal kaçırma şüphesi varsa tasarrufun iptali davası açılarak devirler hükümsüz kılınabilir. Takip başlamadan önce ihtiyati haciz kararı alınarak mal varlığı dondurulabilir.
İhtiyati haciz nedir, ne zaman başvurulur? İhtiyati haciz; dava ya da icra takibi başlamadan önce borçlunun mal varlığını güvenceye almak amacıyla mahkemeden talep edilen geçici bir hukuki tedbirdir. Borçlunun mal kaçırma, devir ya da hesaplarını boşaltma riskinin bulunduğu her durumda başvurulabilir.
Ticari alacakta dava açmadan önce arabuluculuğa gitmek zorunlu mu? Evet. 2023 yılından itibaren ticari alacak davalarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu hale gelmiştir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava açılabilir. Ancak doğrudan icra takibi başlatmak için arabuluculuk zorunlu değildir.
Kambiyo takibini neden tercih etmeliyim? Çek, senet veya poliçeye dayanan alacaklarda kambiyo takibi çok daha hızlı sonuç verir. Borçlunun itiraz imkânı son derece kısıtlıdır; dolayısıyla haciz sürecine çok daha kısa sürede ulaşılır.
İcra takibi başlatmak ne kadar sürer? İcra dairesine başvurulduktan sonra ödeme emri birkaç gün içinde borçluya tebliğe çıkarılır. Toplam süreç; borçlunun tutumuna, mal varlığının tespit edilip edilememesine ve takip türüne göre değişir.
Hakkımda usulsüz icra takibi başlatıldı, ne yapmalıyım? Ödeme emrinin tebliğinden itibaren ilamsız takiplerde 7, kambiyo takiplerinde 5 gün içinde itiraz edilmelidir. Bu süreler kesin olup geçirilmesi halinde takip kesinleşir. Derhal hukuki destek almanız önerilir.
Yabancı bir ülkede alınan mahkeme kararını Türkiye'de uygulayabilir miyim? Evet. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi için Türk mahkemelerinde tenfiz davası açılması gerekir. Bu dava sonucunda karar Türkiye'de icraya konulabilir.
Kira alacağı ve tahliye aynı anda takip edilebilir mi? Evet. Kira alacağı için ilamsız icra takibi ile tahliye için icra yoluyla tahliye davası eş zamanlı olarak yürütülebilir.
Alacak tahsili; doğru zamanlama, etkili strateji ve borçlunun mal varlığını hızla tespit edip üzerine haciz koymayı gerektiren dinamik bir süreçtir. Geç kalınan her gün borçlunun mal varlığını eritme ya da devretme riskini artırır.
Ankara, İstanbul ve Antalya'dan hizmet veren büromuz, müvekkillerimizin alacaklarını en kısa sürede ve en az kayıpla tahsil etmelerini hedefler.
Alacağınızın tahsili veya hakkınızdaki icra takibine itiraz için bugün bizimle iletişime geçin. Zamanaşımı ve itiraz sürelerini göz önünde bulundurarak vakit kaybetmeden danışmanızı öneririz.
Alacağınızı tahsil edemiyor musunuz? Hakkınızda haksız bir icra takibi mi başlatıldı? Her iki durumda da en kritik faktör zamandır. İlamsız icra takibinde borçlunun itiraz süresi y...
Devamını Oku
Alacağınızı tahsil edemiyor musunuz? Hakkınızda haksız bir icra takibi mi başlatıldı? Her iki durumda da en kritik faktör zamandır. İlamsız icra takibinde borçlunun itiraz süresi y...
Devamını Oku