İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
- Anasayfa
- Hizmetlerimiz
- İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İş ve sosyal güvenlik hukuku; işçi ile işveren arasındaki tüm hukuki ilişkiyi, çalışma koşullarını, ücret ve tazminat haklarını, iş güvencesini, iş sağlığı ve güvenliğini ve sosyal sigorta sistemini düzenleyen temel hukuk alanıdır. Tek bir hata — haksız fesih bildiriminin yanlış yapılması, kıdem tazminatının eksik hesaplanması, ibranamedeki imza, yabancı işçinin sigortasız çalıştırılması — hem işçi hem işveren için ciddi ve telafi edilemez hukuki sonuçlar doğurabilir.
Keleş Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak; Türkiye'de çalışan yerli ve yabancı işçilere, işçi haklarını takip etmek isteyen yabancı uyruklu kişilere ve yabancı personel istihdam eden işverenlere bu alanda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz. Türkçe, İngilizce, Arapça ve Rusça dil desteğiyle, dil engelinin hak arama sürecini sekteye uğratmasına izin vermiyoruz.
İş hukuku avukatı; işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve mahkeme temsilciliği sağlar. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai, yıllık izin, mobbing ve iş kazası davalarını takip eder. Aynı zamanda iş sözleşmelerini hazırlar ve fesih süreçlerini hukuka uygun biçimde yönetir. Yabancı işçiler söz konusu olduğunda ise çalışma izni, SGK kaydı ve deport riski gibi konuları iş hukuku süreciyle eş zamanlı değerlendirir.
İş hukuku avukatının başlıca faaliyet alanları şunlardır: haksız fesih ve işe iade davası; kıdem ve ihbar tazminatı hesabı ve davası; fazla mesai, yıllık izin ve hafta tatili alacakları; iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı; mobbing (psikolojik taciz) davası; hizmet tespiti davası; ibraname geçerliliğinin denetimi; yabancı işçi hukuku ve işveren danışmanlığı.
İş hukuku; iş sözleşmesinin kurulmasından sona ermesine kadar işçi-işveren ilişkisinin tüm boyutlarını düzenler. 4857 sayılı İş Kanunu bu alanın temel kaynağıdır; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, haksız fesih ve iş güvencesi bu kanun kapsamında değerlendirilir.
Sosyal güvenlik hukuku ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde işçilerin prim, emeklilik, iş kazası, meslek hastalığı ve sağlık güvencesi haklarını kapsar. İki alan birbiriyle sıkça kesişir: iş sözleşmesinin feshiyle birlikte kıdem hakkı, SGK kaydı ve işsizlik ödeneği aynı anda gündeme gelir. Yargıtay'ın bu alanlardaki içtihatları, kanun metninin açık hüküm içermediği durumlarda belirleyici rol oynar; bu nedenle güncel Yargıtay kararlarının takip edilmesi dava stratejisi açısından kritiktir.
Türkiye'de iş sözleşmeleri belirli süreli ve belirsiz süreli olarak ikiye ayrılır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, belirsiz süreli sözleşmelerin haksız feshedilmesidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aydır çalışan işçiler iş güvencesinden yararlanır; geçerli neden olmaksızın yapılan fesihler işe iade davası açılmasına zemin hazırlar.
Fesih bildiriminin yazılı yapılması, geçerli nedenin açıkça belirtilmesi ve ihbar süresine uyulması zorunludur. Bu usul kurallarından herhangi birine uyulmaması feshi geçersiz kılar.
Kıdem tazminatı; işçinin her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır. Hesaplamanın doğru yapılabilmesi için son ücretin yanı sıra yol, yemek, ikramiye gibi sürekli eklerin de dikkate alınması gerekir. İşverenin bu kalemleri hesap dışı bırakması en sık hak kaybı nedenlerinden biridir.
İhbar tazminatı ise çalışma süresine bağlı olarak değişen bildirim sürelerinin (2 ile 8 hafta arasında) ücretidir. İşveren bu süreye uymadan sözleşmeyi feshederse ihbar tazminatı ödemeye mahkûm edilir.
İşten ayrılırken işçiden imzalaması istenen ibraname, işçinin tüm alacaklarından vazgeçtiğini gösteren bir belgedir. Ancak Yargıtay içtihadına göre ibranamelerin geçerli sayılabilmesi için son ödeme tarihinden itibaren en az 1 ay geçmesi ve alacakların makbuz karşılığı eksiksiz ödenmesi gerekir. İşverenin baskısı altında imzalanan ibranamelerin geçersizliği mahkemede ileri sürülebilir; bu nedenle ibraname imzalanmadan önce mutlaka hukuki danışmanlık alınmalıdır.
Haftalık 45 saati aşan çalışma fazla mesai sayılır ve yüzde elli zamlı ödenir. Fazla mesainin ispat yükü işçidedir; bu nedenle ücret bordroları, mesai kayıtları, iletişim kayıtları ve tanık beyanları delil olarak kritik önem taşır.
Yıllık izin hakkı kazanılmış olmakla birlikte kullandırılmamışsa, iş ilişkisinin sona erdiği tarihte ücret alacağına dönüşür ve zamanaşımı süresine tabidir. İşverenin izni kullandırdığını ispat etmesi gerekir.
İşyerinde psikolojik taciz; işçiye yönelik sistematik aşağılama, görevden dışlama, küçük düşürme ve baskı uygulamalarını kapsar. Türk iş hukukunda mobbing, işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanır; aynı zamanda tazminat davası açılmasına zemin hazırlar. Mobbingin ispatlanması için işyerinde yoğunlaşan e-posta yazışmaları, tutanaklar, tanık ifadeleri ve doktor raporları kritik delil niteliği taşır.
SGK'ya eksik veya hiç bildirilmemiş çalışma süreleri için hizmet tespiti davası açılabilir. Bu dava; sigortalılık süresinin emeklilik hesabına yansıması ve iş kazası gibi haklardan yararlanılabilmesi açısından hayati önem taşır. Hizmet tespiti davalarında zamanaşımı söz konusu olmamakla birlikte ispat güçlüğü nedeniyle delillerin titizlikle toplanması gerekmektedir.
2018 yılından itibaren işçilik alacaklarına ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. Dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur; bu aşamayı atlamak davanın usulden reddine yol açar. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaz ise son tutanakla birlikte dava açılabilir. Bu süreç doğru yönetildiğinde hem zaman hem maliyet avantajı sağlar.
İş güvencesi kapsamındaki işçilerin geçerli neden olmaksızın iş sözleşmesi feshedilirse, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalı; arabuluculukta anlaşılamaması halinde 2 ay içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür; kaçırılmaları halinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar.
Mahkemenin işe iade kararı vermesi halinde işçiye en fazla 4 aylık boşta geçen süre ücreti ödenir. İşveren işçiyi işe başlatmazsa ayrıca 4 ile 8 aylık tazminat ödemeye mahkûm edilir.
İş kazası; sigortalının işyerinde veya işverenin yürüttüğü iş nedeniyle geçirdiği ve bedensel ya da ruhsal zarara yol açan kazadır. İş kazası bildiriminin tespiti takip eden 3 iş günü içinde SGK'ya yapılması zorunludur; bu yükümlülüğün ihlali işveren için idari para cezası ve tazminat sorumluluğu doğurur.
İş kazası nedeniyle açılabilecek tazminat davaları; maddi tazminat (maluliyet, bakıcı gideri, tedavi masrafı), manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatını kapsar.
Türkiye'de yabancı uyruklu çalışanlar, iş hukuku açısından Türk işçilerle büyük ölçüde eşit haklara sahiptir. Ancak bu hakların kullanımı çalışma izninin varlığına, SGK kaydına ve iş ilişkisinin ispat edilebilmesine bağlıdır.
Türkiye'de çalışmak isteyen yabancı uyruklu kişiler kural olarak 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan çalışma izni almak zorundadır. Çalışma izni türleri şunlardır: belirli süreli çalışma izni (ilk başvuruda en fazla 1 yıl), uzatılmış çalışma izni ve süresiz çalışma izni (Türkiye'de en az 8 yıl yasal çalışma izninin ardından). Geçerli bir çalışma izni aynı zamanda ikamet izni yerine geçer.
2026 yılı idari para cezaları: Çalışma izni olmaksızın yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için 102.503 TL, çalışma izni olmaksızın çalışan yabancıya ise 40.977 TL idari para cezası uygulanmaktadır.
İş hukukunda temel ilke fiili çalışmanın korunmasıdır. Çalışma izni olmaksızın çalışan yabancı işçiler dahi işçilik alacaklarını talep etme hakkına sahiptir; çalışma izninin yokluğu bu hakkı ortadan kaldırmaz. Kaçak Çalışan Yabancıların İşçilik Alacakları — Türkiye'de Yabancı İşçi Hakları başlıklı yazımızda bu konunun ayrıntılarını ve dava stratejisini bulabilirsiniz.
Dikkat edilmesi gereken kritik bir husus vardır: Kaçak çalışma tespiti halinde 6458 sayılı YUKK kapsamında sınır dışı etme ve tahdit kodu uygulaması söz konusu olabilir. Bu nedenle işçilik alacağı davası açılırken yabancının Türkiye'deki hukuki statüsü, ikamet izni ve deport riski eş zamanlı olarak değerlendirilmelidir.
Sigortalı veya sigortasız, çalışma izinli veya izinsiz — fiilen çalışmış olan yabancı işçi ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarını talep edebilir. Yabancı Uyruklu İşçilerin İşçilik Alacakları — Türkiye'de Yabancı İşçi Hakları başlıklı yazımız bu haklara ilişkin kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
İş kazası çalışma izninin varlığından bağımsız olarak gerçekleşebilir; sigortalı olmayan yabancı işçi de iş kazası nedeniyle tazminat hakkını kullanabilir. Türkiye'de Yabancı İşçi İş Kazası: Haklar, SGK ve Tazminat başlıklı yazımızda iş kazası sürecinin ayrıntılarını, SGK bildirim yükümlülüklerini ve açılabilecek tazminat davalarını ele aldık.
Çalışma iznine sahip yabancılar 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmak zorundadır. Prim bildiriminin izin başlangıç tarihinden itibaren 30 gün içinde SGK'ya yapılması gerekmektedir. Bu yükümlülüğün ihlali hem işveren hem işçi için idari para cezası ve hak kayıplarına yol açabilir.
Türkiye'nin taraf olduğu ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamındaki ülke vatandaşları, kendi ülkelerinde prim ödüyor olmaları kaydıyla Türkiye'de SGK primi ödemekten muaf tutulabilir. Azerbaycan, Arnavutluk, Almanya, Fransa, Hollanda başta olmak üzere 30'u aşkın ülkeyle bu tür sözleşmeler bulunmaktadır.
Haksız Fesih ve İşe İade Davaları: İş güvencesi kapsamındaki işçilerin haksız feshinde arabuluculuk ve işe iade davası; boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının takibi.
Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesabı ve Davası: Tüm ücret kalemleri dahil doğru tazminat hesabı; eksik ödeme halinde arabuluculuk ve iş mahkemesinde dava.
Fazla Mesai, Yıllık İzin ve Diğer İşçilik Alacakları: Bordro analizi, fazla mesai hesabı ve alacak davası; zamanaşımı yönetimi.
Mobbing (Psikolojik Taciz) Davaları: İşyerinde sistematik baskı, aşağılama ve dışlama uygulamalarına karşı hukuki savunma; tazminat davası ve haklı nedenle fesih.
Hizmet Tespiti Davası: SGK'ya eksik ya da hiç bildirilmemiş çalışma sürelerinin tespiti için dava; emeklilik ve iş kazası haklarının korunması.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminatı: SGK bildirimi, kusur tespiti, maddi-manevi tazminat ve destekten yoksun kalma davası; işverene karşı rücu süreçleri.
İbraname Denetimi: İmzalanmadan önce ibraname içeriğinin hukuki analizi; geçersizlik iddiasının mahkemede ileri sürülmesi.
Yabancı İşçi Hukuku: Çalışma izni süreçleri, yabancı işçinin işçilik alacakları, kaçak çalışma halinde hak koruması ve deport riski yönetimi.
İşveren Danışmanlığı: Yabancı personel istihdamı, çalışma izni başvurusu, iş sözleşmesi hazırlanması, fesih sürecinin hukuka uygun yönetimi ve idari para cezası riskinin önlenmesi.
İş Sağlığı ve Güvenliği: İSG yükümlülüklerine uyum danışmanlığı, iş kazasında işverenin sorumluluğunun sınırlandırılması.
Toplu İş Hukuku: Sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi müzakeresi ve grev-lokavt süreçlerinde hukuki destek.
İş hukuku avukat ücreti, her yıl ilgili baro tarafından yayımlanan Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak belirlenir; ancak bu tarife bağlayıcı değildir. Ücret; işin niteliğine, davanın karmaşıklığına ve sürecin kapsamına göre avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılabilir.
Arabuluculuk, işe iade davası, kıdem tazminatı davası ve iş kazası tazminatı gibi farklı hizmet türleri için ayrı ücret yapıları uygulanmaktadır. Keleş Hukuk ve Danışmanlık Bürosu'nda danışmanlık ücreti ilk görüşmede yazılı olarak belirlenmektedir; süreç boyunca ek sürpriz maliyet oluşmamaktadır.
İş hukuku avukatı ne iş yapar? Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai, mobbing ve iş kazası davalarını takip eder; iş sözleşmeleri hazırlar; fesih süreçlerini yönetir; yabancı işçiler için çalışma izni ve SGK süreçlerini iş hukuku ile birlikte değerlendirir.
Kıdem tazminatı almak için ne kadar çalışmak gerekir? Asgari 1 yıl kesintisiz çalışma şartı aranır. İşçinin kendi isteğiyle ayrılması halinde kıdem tazminatı çoğu zaman doğmaz; ancak işverenin çalışma koşullarını ağırlaştırması veya ücret ödememesi halinde işçinin haklı nedenle istifasıyla kıdem hakkı doğabilir.
İşe iade davası için süre ne kadardır? Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulması, arabuluculukta anlaşılamaması halinde 2 ay içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Her iki süre de hak düşürücüdür.
İbraname imzaladım, yine de dava açabilir miyim? Yargıtay içtihadına göre ibraname; son ödeme tarihinden itibaren en az 1 ay geçmeden, baskı altında ya da alacaklar tam ödenmeden imzalanmışsa geçersiz sayılabilir. İmzaladığınız ibranamedeki koşulları bir avukata değerlendirtmeniz önerilir.
Çalışma iznim yoksa işçilik alacağım var mı? Evet. Türk iş hukukunda fiili çalışma esas alınır. Çalışma izni olmaksızın çalışmış olmanız ücret, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarınızı talep etme hakkınızı ortadan kaldırmaz. Ancak dava açmadan önce tahdit kodu ve sınır dışı etme riskinin değerlendirilmesi büyük önem taşır.
Yabancı işçi SGK'dan nasıl yararlanır? Geçerli çalışma iznine sahip yabancı işçiler 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalıdır; iş kazası, hastalık ve emeklilik haklarından yararlanabilirler. Türkiye ile ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke vatandaşları kendi ülkelerinde prim ödüyorsa Türkiye'de prim ödemekten muaf tutulabilir.
İş kazasında hangi tazminatları talep edebilirim? Maluliyet tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri, manevi tazminat ve vefat halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir. Bu davalar hem SGK'ya karşı hem de işverene karşı ayrı ayrı açılabilir.
Kaçak çalışan yabancı dava açabilir mi? Evet, arabuluculuk ön başvurusu yapılarak iş mahkemesinde dava açılabilir. Ancak Türkiye'deki hukuki statü, ikamet izni ve deport riski gözetilerek hukuki stratejinin dikkatle planlanması gerekir.
İşveren yabancı işçiyi sigortasız çalıştırırsa ne olur? İşveren hem SGK'ya karşı prim borcu ve idari para cezasıyla hem de işçiye karşı tüm işçilik alacakları nedeniyle sorumlu tutulur. Fiili çalışma döneminin ispatı durumunda mahkeme SGK primlerini geriye dönük olarak tescil edebilir.
İş davalarında zamanaşımı ne kadardır? 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki alacaklarda (fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili vb.) zamanaşımı 5 yıldır. Kıdem tazminatında da zamanaşımı 5 yıldır. Bu sürelerin kaçırılmaması için iş sözleşmesinin feshinin hemen ardından hukuki danışmanlık alınması önerilir.
İş hukuku avukat ücreti ne kadar? Ücret; işin niteliğine ve davanın kapsamına göre değişir. Baro Asgari Ücret Tarifesi referans alınmakla birlikte taraflar arasında serbestçe kararlaştırılabilir. Büromuzda ücret ilk görüşmede yazılı olarak belirlenmektedir.
Yabancı İşçiye Odaklı Yaklaşım: Büromuzun önemli bir müvekkil kitlesini yabancı uyruklu işçiler ve yabancı personel istihdam eden işverenler oluşturmaktadır. Çalışma izni, SGK kaydı, işçilik alacakları ve deport riski gibi birden fazla hukuk alanının kesiştiği davalarda bütünleşik bir yaklaşım sunuyoruz.
Çok Hukuk Alanında Entegrasyon: İş davaları çoğu zaman yabancılar hukuku, ceza hukuku ve idare hukukuyla kesişir. Büromuz bu alanların tamamında hizmet sunmaktadır.
Güncel Yargıtay İçtihadı Takibi: İş hukukunda Yargıtay kararları sıklıkla değişmekte ve dava stratejisini doğrudan etkilemektedir. Büromuz güncel içtihadı yakından takip etmektedir.
Çok Dilli Hizmet: Türkçe, İngilizce, Arapça ve Rusça — hak arama sürecinde dil engeli yaşanmaz.
Şeffaf Ücret Politikası: Danışmanlık ücreti ilk görüşmede yazılı olarak belirlenir; ek sürpriz maliyet yoktur.
İş ve sosyal güvenlik hukuku alanında hukuki destek almak için büromuzla iletişime geçebilir ya da aşağıdaki kanallar üzerinden randevu alabilirsiniz.
İşten çıkarıldınız mı? Kıdem veya ihbar tazminatınızı alamıyor musunuz? İşvereniniz iş akdini haksız biçimde mi feshetti? SGK piriminiz hiç yatırılmadı mı? Bu soruların her biri, z...
Devamını Oku
İstanbul; Türkiye'nin ekonomik başkenti, binlerce organize sanayi tesisi, milyonlarca kayıtlı işçi ve yabancı yatırımcının en yoğun faaliyet gösterdiği şehirdir. Bu dinamik yapı, i...
Devamını Oku